• FelsefeSinifi.Com
    • "Felsefe merakla başlar" Platon
    • Felsefe yapmak mı lazımdır diyorsunuz, o halde felsefe yapmak lazımdır. Felsefe yapmamak mı lazımdır diyorsunuz, bunu yapmak için yine felsefe yapmak lazımdır. (Aristoteles)
Üyelik Girişi
E-Haber
Site Haritası
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 5°

Evrensel Güzel Var mı?

Herkesin üzerinde  “güzel” diye uzlaştığı eserlerin olup olmadığını öğrenmek istiyorsak estetik yargıların niteliğini araştırmalıyız.

               Estetik bir yargı “güzeldir.” “çirkindir.”,”çok güzel değildir.” Gibi bir yargıdır. Bir esere “güzeldir.” Dediğimde ne tür bir yargıda bulunuyorum? Aslında söylediğimiz şey “ben bu eseri beğendim “ demektir. Bu yargı ise kişisel, yani öznel bir yargıdır. Sonra, başkalarının bana katılmasını yalnızca bekleyebilirim. “Dünya dönüyor.”dediğimde bana katılmazlarsa onları ikna etmeye çalışırım, hatta onları elimdeki kanıtları göstererek zorlarım. Çünkü bu tür bilimsel bir yargı, nesnel yani objektif tir. Herkes için ve her yerde geçerlidir. Fakat güzellik söz konusu olduğunda onları ikna etmeye çalışamam. Yalnızca beğenip beğenmediklerini sorabilirim. “  Neden beğenmiyorsunuz?” dersem “Zevkler ve renkler tartışılmaz .”  diyebilirler. Böyle bir savunma elimi kolumu bağlar. Çünkü bilirim ki başkalarının beğendiğini ama benim beğenmediğim birçok şey vardır. Bu yüzden onları beğenmeye zorlayamam. Öyleyse bu yargı kişiye göre değişen sübjektif yani öznel bir yargıdır ve hiç kimseyi bağlamaz.

                     Alımlayıcı olarak benim estetik yargımın yalnızca beni bağlıyor olması, evrensel güzelin olmadığına dair yalnızca bir göstergedir. Ancak başka göstergelerim de var. Bir sanat eserinin, başka bir sanatçı aynıyla yapamaz. Bu yüzden bir sanatçının ölümü, bir bilim insanın ölümünden daha çok üzer beni. çünkü o, eserlerini kendisine dayanarak, kendisine özgü sezgi ve yeteneklerini kullanarak ortaya koymaktadır. Herhangi bir nedenle Newton fizikçi olmasaydı ya da başına düşen elma değil de bir tuğla olsaydı” yer çekimi yasası” başka bilim adamlarınca yine de bulunurdu. Çünkü bilimsel gerçekler, bilim adamının kişiliğine bağlı değil. Bilim, icat değil keşif yapar, sanatçı ise icat eder. Size bir başka gösterge daha sunmalıyım iyice ikna etmek için:  Estetik değerler, içinde bulundukları topluma ve kültüre bağlıdırlar. Örneğin, İspanyol matadoru boğayı kanlar içinde yere sererken İspanyol seyircisi, zafer naraları atar. Bu benim için hiç de estetik zevk veren, beğendiğim bir gösteri, değildir. Belki de ben kurban keserken, İspanyol seyirci de benzer bir acı hissediyordur.

                Estetik yargılarda beğeni ve kültür bakımından farklı algılamalar olabileceği gibi, insanların psikolojik yönden farklı algılamalar olacaktır. Croce’ye göre sanat eserine, estetik dikkat gösteren bir kişi, aynı şekilde öznel bir yaşantı sonucu bu eser yönelir. Her eser, her seyircinin dikkatini çekmez. Benzer ilgi ve bilgileri olanlar, benzer sanat eserlerine yönelirler. Diğer yandan koku alma melekesini kaybetmiş birini hayal edelim. Hiçbir kokunun varlığı onun için söz konusu değildir, sanırım. Estetik zevk organik duyumlarımıza dayanır. Organik duyum ise başkalarının bizimle aynı duyuma sahip olduğu durumlarda gerçekleşir. İlk defa yediğimiz bir meyveyi, portakalın tadına benziyor dersem, ne demek istediğimi portakal yiyen herkes anlar. Kısacası, kişisel yaşantılar estetik nesneye yönelimimizi etkiler ve sanat eserinin maddesi değil izlenimleri üzerimizde etkide bulunduğundan hepimizin aldığı zevk farklı olacaktır. Öyleyse evrensel güzel yoktur, diyebiliriz.

Peki, sanatçılar, sanat eserlerini ve izleyicileri bu öznellikten arındırmanın bir yok mudur? Bu soruya Kant’ın bir cevabı var gibi. Diyor ki güzel bulduğum bir şeyi, başkalarının da güzel bulmasını isterim. Bu istek herkeste vardır. Yani herkes beğendiği bir şeyi başkalarında beğenmesini bekler. Herkes bu tür özne, estetik nesneye hiçbir çıkar gözetmeksizin yönelse, estetik nesnedeki güzelliği keşfedecektir. Kant, bu durumu şu şekilde açıklar: “Şu tablo güzeldir.” Yargısı ifade edilirken bu yargıya, ortak duyguya dayandırılarak ulaşılmıştır. Ayrıca güzelin beğenisi çıkarsız ve özgün bir hazdır. Yani hiçbir karşılık gözetmeyen bakış, nesnedeki güzelliği görecektir. Herkes güzele böyle baktığı zaman ortak estetik yargılara ulaşmak mümkündür. Kabul etmeliyiz ki bu akıl yürütme, intersubjektif (kişilerarası) bir zemin gerektirmektedir.

sorular:

1- Coce'ye mi Kant'a katılıyorsunuz?

2- Toplumların genel bir güzellik anlayışları var mı?

3- Evrensel bir güzel mümkün mü?

Not:

Estetik yargıların özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

 *Bilgisellik ve objektiflik yoktur. Yani doğrulanıp yanlışlanamaz.

 *Sübjektif yargılardır. Zihin bütün insanlarda ortaktır. Beğeni ise kişilere göre değişir. Bu nedenle " beğeniler üzerine tartışılamaz " denir. Bunun sonucu olarak da, estetik yargılar öznel olmaları nedeniyle genel - geçer olamazlar.

 *Kültürden kültüre değişebilen yargılardır. Ancak, estetik eğitimin yaygınlaşması ve insanlar arasındaki kültür farklılıklarının azalması, kişiler arasındaki estetik yargıların farklılığını en aza indirebilir.

 

Sanata Felsefi Bakış Sanata Kuramsal Yaklaşım I Güzelliğin Felsefesi Sanat Eserinin Nitelikleri I Sanat, Sanatçı ve Toplum İlişkisiEvrensel Güzel Var mı?

 



Günün Sözü

Öfkeli bakan değil, akıllı bakan korkunç ve tehlikeli görünür: Kuşkusuz insan beyni aslanın pençesinden daha korkunç bir silahtır. (Arthur SCHOPENHAUER)

Nerede canlı bulduysam, orada güç iradesi buldum; hizmet edenlerin iradesinde bile efendi olma iradesi buldum. (NIETZSCHE)

Hep öğrenci kalan insan, öğretmenine borcunu kötü ödüyor demektir. (NIETZSCHE)

FelsefeSınıfı.Com'da Ara
Saat
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam153
Toplam Ziyaret1841511