• FelsefeSinifi.Com
    • "Felsefe merakla başlar" Platon
    • Felsefe yapmak mı lazımdır diyorsunuz, o halde felsefe yapmak lazımdır. Felsefe yapmamak mı lazımdır diyorsunuz, bunu yapmak için yine felsefe yapmak lazımdır. (Aristoteles)
Üyelik Girişi
E-Haber
Site Haritası
Hava Durumu
Anlık
Yarın
20° 24° 9°

Erdem-Yaşam İlişkisi

Aşağıdaki metni inceleyerek soruları cevaplayınız.

Erdem Nedir?

Kendimize bir test uygulayalım, ahlaki değerlerinizin ne kadar erdemli olduğunu ölçmek için hazırlanmıştır. Testi etkili kılmak için aşağıya doğru mümkün olduğunca yavaş gidin.

Test sadece bir sorudan ibarettir. Haydi başlayalım:

Çok okunan bir gazetenin foto muhabirisiniz. Yaşadığınız bölgede fırtına sonrası sel baskınları yaşanıyor. Siz yüksekçe bir köprüden bu korkunç afetin fotoğraflarını çekmektesiniz. Çevrenizdeki her şeyi sel suları sürükleyip götürüyor. Birdenbire yolda sularla boğuşan bir otomobil görüyorsunuz.

Fotoğraf makinesini otomobili sürmeye çabalayan adama tutup görüntüyü yaklaştırdığınızda onu tanıyorsunuz. Bu adamın ünlü bir kişi olduğunu görüyorsunuz. Ünlü bir kişiyi fark etmekle aynı anda suların onu yutmak üzere olduğunu da fark ediyorsunuz.

İki seçeneğiniz var: 1.Tedbir olarak yanınızda getirdiğiniz dağcı ipini atarak onu kurtarmayı denemek: Böylece ünlü kişiyi kurtarmış olduğunuz için bir kahramanlık madalyası alabilirsiniz. 2. Yılın fotoğrafçısı seçilmenizi sağlayacak bir “O An” fotoğrafı çekebilirsiniz: Bu yüzden bir anda mesleğinizin zirvesine çıkabilirsiniz. Eğer bu ikilemden birini seçmek için sonuçta kazanacağınız çıkarları karşılaştırmışsanız, sizin ancak adınız “Erdem” olabilir.

 SORULAR

Siz olsaydınız hangisini tercih ederdiniz? Niçin?

Aşağıdaki görüşlere katılıyor musunuz? Niçin?

A. Ahlak ve erdem ilgisiz, ayrı şeyler değil tam tersine iç içeler. Ahlak olarak iyi olmayan hiçbir şey erdem de değildir. Yani erdemin kapısı, ahlaktan geçer. Sen de haklısın bir yerde çünkü dünyada henüz bilimsel ahlak ve felsefe yok.

B. Erdem zaten içselleştirilmedikçe uygulanabilir bir meziyet değildir. Bu yüzden dediğiniz gibi ipi atıp atmamayı düşünen insan henüz erdemli sayılmaz. Duruma göre ya atar, ya atmaz.Fakat  atsa ne çıkarı olur atmasa ne olur hesapları asla yapmaz. Erdem içselleştirilmiş yani temel bir yaşantı ilkesi yapılabilmişse doğru eylemin kararını şıp diye verdirtir.

Doğrusunu yapmak yada erdemli davranışta bulunmak

Ne yapmalıyım?”sorusuna verilen cevap genellikle “Doğru olanı yapmalısın.” olmuştur. Doğru olanı yapmak, doğru eylemde bulunmaktır. Doğru eylemde bulunmak için bir insanın sahip olması gereken niteliklere ise erdem adı verilir. Bu tanım aynı zamanda erdemin, bir amacın gerçekleştirilmesinde kişinin belirli tarzlarda eylemde bulunabilme kapasitesi olduğuna da işaret eder. Bu bakımdan erdem sadece ahlaksal alanda ortaya çıkmaz.

Örneğin; bir güreşçi için erdem, öncelikle güçlü, kuvvetli ve çevik olmaktır. Bu tür erdemler ahlaksal erdem sayılmazlar. Bunlara meziyet denmesi daha uygundur. Ahlaksal erdemler, bir “iyi”nin gerçekleştirilmesi için kişinin sahip olması gereken beceri, yetenek ve yeterliliklerdir. Bunlara erdem yanında fazilet de denir. Örneğin; Platon mutlu olmak için dört erdem sayar: Kendine hâkim olma, cesaret, adalet, bilgelik. Bunların gerçekleştirilmesi, iyi olanı ortaya çıkaracağından erdemli eylem olarak adlandırılır. İnsanı hayvandan ayıran en önemli yanı da budur. Çünkü insan sorumlu bir varlıktır. Hayvanların sorumlu tutulamadığı yerde, kişi, eylemlerinden sorumlu tutulur. Bu bağlamda insan varlığı, istek ve arzularını şekillendirerek, kendisine amaçlar koyarak erdemli bir karakter haline gelir. İnsan hayvansal doğasını yok sayamaz. Fakat onu akıl yolu ile denetim altına alabilir ve almalıdır. O arzu ve isteklerini yok saymak yerine bunları eğitip düzene sokmalıdır. Bu yüzden ahlaksal erdemler, aşırı uçlardan uzaklaşarak “doğru orta”yı bulmaya hizmet eden erdemlerdir. Koşullar değiştiği ölçüde, doğru orta her insana göre değişir. Fakat hep bir doğru orta vardır. Buna göre cesaret erdemi, korkaklık ile hesapsız atılganlık, cömertlik erdemi müsriflik ile cimrilik, adalet erdemi haksızlık yapma ile haksızlığa maruz kalma arasındaki doğru ortadır. Bunların gerçekleştirilmesi birer erdemli eylemdir.

Aristoteles diyor ki: Bilgelik, adalet,
cesaret, çalışkanlık, doğruluk ya da
ölçülülük nedir? Bunların anlamını öğrenmek
zor değildir: Bir sözlük kadar
yakındır tanımları öğrenmek. Ancak bilgeliğin
tanımını bilmek, bizi bilge yapar
mı? Çalışkan olmak gerektiğini bilmekle
çalışkan; doğruluğu bilmekle doğru; çok
şey bilmekle bilge olunmaz. Bilgi ile
erdemli olmak arasında dağlar kadar fark
vardır: Bilgisiyle eylemde bulunan, bilge;
doğruya inanıp doğru eyleyen samimi ve
doğru; ölçüyü bilip ona göre davranan
ölçülü; adaleti bilip adaletli davranan da
adil olur. Örneğin ölçüyü bilmeden de
ölçülü olabilir mi insan! Bu yüzden
erdem; iyi, doğru, ölçülü, adil, cesur ya da
cömert davranmaktır. Bunların yalnızca
birine değil, çoğuna sahip olmaktır. Doğru
olanı bilmek ve doğru olana göre davranmaktır.
İyiyi, doğruyu, güzeli tercih
etmektir. Tercih yaparken iki şeye dikkat
ederiz: güzel, yararlı ve haz vereni tercih
etmek ile bunların karşıtı çirkin, zararlı ve
acı verenden kaçınmak. Bütün bu eylemlerde
iyi insan başarılı, kötü insan
başarısız olur.
Kant ise şöyle diyordu: Yalnızca cennet
sevdası veya cehennem korkusuyla iyi
davranan bir mümin, erdemli olamaz.
Sadece bencil ve ihtiyatlı olur. Yalnızca
kendi kurtuluşu için iyilik yapan biri kurtulmuş
ve iyi değildir.

 



E-Hizmetler

Günün Sözü

Öfkeli bakan değil, akıllı bakan korkunç ve tehlikeli görünür: Kuşkusuz insan beyni aslanın pençesinden daha korkunç bir silahtır. (Arthur SCHOPENHAUER)

Nerede canlı bulduysam, orada güç iradesi buldum; hizmet edenlerin iradesinde bile efendi olma iradesi buldum. (NIETZSCHE)

Hep öğrenci kalan insan, öğretmenine borcunu kötü ödüyor demektir. (NIETZSCHE)

Saat
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam277
Toplam Ziyaret500439